
14 Şubat 2026- Çatlı Filmi Tesadüf Değil, Göksel Bir Eşzamanlılık.
Satürn bugün Koç burcuna geçiş yapıyor ve yaklaşık 2,5 yıl boyunca bu burçta ilerleyecek. Gökyüzünde yeni bir dönem başlıyor. Satürn en son 7 Nisan 1996’da Koç burcuna giriş yapmıştı. Yaklaşık 29,5 yılda zodyak turunu tamamlayan Satürn, yeniden aynı burca gelerek bir döngüyü kapatıyor ve benzer temaları yeniden gündeme taşıyor. Bu, astrolojide Satürn döngüsü olarak adlandırılır ve geçmişte yaşanan başlıkların farklı bir bilinç düzeyinde tekrar ele alınması anlamına gelir.
Satürn astrolojide kuralları, yasaları, sınırları, sistemi, devleti ve otoriteyi temsil eder. Aynı zamanda yavaşlık, ciddiyet, sorumluluk ve gerçeklikle ilişkilidir. Koç burcu ise hız, aksiyon, cesaret, liderlik, ataklık, sabırsızlık ve ben bilinciyle ilgilidir. Beklemeyi sevmez, anında harekete geçmek ister. Bu nedenle Satürn’ün Koç burcundaki seyri doğası gereği bir gerilim taşır. Acele kararlar ve fevri davranışlar sınavdan geçerken, daha ağırbaşlı ve olgun bir hareket tarzı öğrenilmek zorunda kalınabilir. Hızlı çıkışlar bedel doğurabilir; plansız adımlar engellerle karşılaşabilir.
Sağlık açısından Koç burcu baş bölgesini temsil eder. Bu süreçte stres kaynaklı baş ağrıları, migren, sinirsel gerilimler ve baş bölgesiyle ilgili rahatsızlıklarda artış görülebilir. Özellikle sabırsızlık ve öfke kontrolü önemli bir tema haline gelebilir. Satürn burada bedene ve psikolojiye disiplin çağrısı yapar.
Ancak bu dönemin yalnızca zorlayıcı tarafı yok. Olumlu yönden bakıldığında, sağlam temele dayanan girişimler için güçlü bir yapılandırma süreci başlıyor. Cesaret disiplinle birleştiğinde kalıcı başarı mümkündür. Planlı hareket eden, stratejik davranan ve sorumluluk alan kişiler için bu gökyüzü uzun vadeli kazançlar getirebilir. Hedeflere daha ciddi, daha sistemli adımlarla ilerlemek mümkün olabilir. Emek verilen işler karşılığını verebilir; acelecilik yerine kararlılık kazandırabilir.
Bugün yaklaşık 29,5 yıl sonra Satürn yeniden Koç burcunda. Satürn dönüşü dediğimiz bu süreç, geçmiş dosyaların yeniden açılması, yüzleşmelerin yaşanması ve gerçekliğin daha net biçimde görünür hale gelmesi anlamına gelir. Kolektif düzeyde bu, geçmişle hesaplaşma ve tarihsel hafızanın yeniden değerlendirilmesi şeklinde çalışır. 1996’da konuşulan başlıkların farklı bir bağlamda tekrar gündeme gelmesi astrolojik döngüselliğin doğal sonucudur. Astrolojide benzer gökyüzü kombinasyonları benzer temaları sahneye taşır.